Seyyar bir sahnede bir yanımda Oğuz bir yanımda Tezer

Mevzu bahis tiyatro olunca seyirciler artık yeni bir arayış içinde. Tiyatrolar ise çoktan kendini yenileme yolunda ciddi adımlar attı. Akla gelen ilk örnekleri de Dot ve Krek. Ama benim gibi biraz ana akımın dışında çıkmayı sevenlerdenseniz, İTÜ’de çok güzel şeyler olduğunu bir yere not edin derim. 2009 yılında Seyyar Sahne’nin bir yerde afişini görmüştüm. Tehlikeli…

Perdenin bizim gördüğümüz yarısı

Okumuş, mürekkep yalamış adamın aşkı mı daha sahicidir yoksa cahil cühelanın mı? Berkun Oya’nın “Güzel Şeyler Bizim Tarafta” adlı oyunu size her türlü değişik bir tecrübe yaşatıyor. Öncelikle oyunu kulaklık olmadan izleyemiyorsunuz çünkü olan biten her şey cam panelin arkasındaki bölümde gerçekleşiyor. Bir sonraki nokta ise oyunun dili, oldukça gündelik. Size orospu diyen bir sevgiliniz…

Bitmeyen “son bir kez”lerimiz

Oyunun tanıtım metni şöyle başlıyordu: “Genç insanlar, beş melek, son bir kez… yine… hep… bir kez daha, bizimle, bize en yakın, farklı dünyalarını paylaşıyorlar… son bir kez… temsil ediyorla… temsil ediy… temsil e…” Oyunun kendisi ise Aslı Erdoğan’ın Taş Bina ve Diğerleri kitabından bir metinle başlıyor. Aslında bütün oyun Aslı Erdoğan, Bejan Matur, Ece Temelkuran…