Gardel’in gölgesinde bir tango aşığı

Siz hiç bir müzikali okudunuz mu? Can Yayınları’ndan çıkan ve Federico Andahazi’nin yazdığı Gölgedeki Gezgin size bu fırsatı veriyor.

İspanyolca aslından Saliha Nilüfer’in çevirdiği kitap Buenos Aires’te efsane olan Juan Molina’yı anlatıyor ama aynı zamanda biraz tango dendiğinde ilk akla gelen isim olan Carlos Gardel’den, biraz da bu ikiliyi bir araya getiren, masmavi gözleri ile erkeklerin yüreğini hoplatan Ivonne’dan bahsediyor.

Aslında Molina tersanede bir şoför, Royal Pigalle’de bir güreşçi ve Carlos Gardel’in şoförüydü ama en çok da ağzını bile açmadan fahişelik yapan Ivonne’a dünya güzeli tangolar söyleyen adamdı. Nasıl ki tango kelimesinin yanına Carlos Gardel’in adı konuyorsa, Juan Molina’nın ne kadar iyi bir tango şarkıcısı olduğu dile getirildiğinde de her zaman “Gardel’den sonra” cümleciği ekleniyordu. Gardel’in gölgesinde kalan bir isim olarak anılan Molina da kendi şöhretini sürdürebildiği, bir kral gibi karşılandığı bir yere sahipti aslında, sadece müdavimleri istese de değişemiyordu o kadar.

Molina her ne olursa olsun şarkı söylemişti. En zor anında da en mutlu anında da onu ayakta tutan şarkı söylemek olmuştu. Kitapta birçok sahne Molina’nın sesini duyunca bir müzikalden fırlamışçasına bir anda işini gücünü bırakıp tango yapmaya başlayan insanların tasviriyle süsleniyor. Bir yanda Molina’nın kelimelerle tarif edilemeyecek kadar âşık olduğu tangonun ötesinde bir aşkla sevdiği Ivonne…

İspanyolca’yı Gardel’in “Volver” şarkısı ile öğrenmiş Ivonne… Bir yanda da sonuna kadar sadık kalacağına söz verdiği Carlos Gardel. Eksenini Molina üzerinden çizse de Gardel hakkında da birçok şey anlatan kitapta aşk ve verilen sözlerden dönmemek pahasına yeniden şekillenen hayatlar karşılıyor okuyucuyu.

2004’te yazılan Gölgedeki Gezgin, Buenos Aires doğumlu yazarın Türkçe’de yayımlanan dördüncü kitabı. Daha öncesinde yazarın Güncel Yayınları’ndan Anatomist ve İksir, İş Bankası Yayınları’ndan ise Prens adlı bir kitabı yayımlanmıştı. Andahazi bugüne kadar sekiz kitap yazdı ve içlerinden birisi hepsinden ayrı bir yerde duruyor; Anatomist.

Aslında psikanaliz eğitimi almış olan Andahazi 16. yüzyılda yaşamış bir anatomi uzmanı ile ilgili bir roman yazdı. Bazıları bu kitabı yazar için bazıları da yarattığı skandallar yüzünden merak edip okudu. Kitap cesetleri incelerken klitorisin işleyişi ile ilgilenmeye başlayan ve ardından da bu araştırmasını Venedikli fahişelerle yatakta sürdüren anatomi uzmanını anlatıyordu. Konusu itibariyle toplumun değerlerini taşımamakla suçlanması skandallar silsilesinin başlangıcıydı. Bu skandallardanr sonra ise yazarın ismi edebiyat çevrelerinde sıkça anılmaya başlandı.

Anatomist, Fortabat Vakfı’nın verdiği Arjantin’den çıkan ilk en iyi roman ödülünü almıştı. Ama sponsor olan zengin iş kadını Amalia Lacroze de Fortabat ödül törenini iptal ederek, yazara ödülü vermekten vazgeçmişti. Eserin insan ruhunun en yüce değerlerini yükseltmediğine karar verilmişti ve bu yüzden yazar, Amalia Lacroze de Fortabat, Maria Angelica Bosco, Raul H. Castagnino, Jose Maria Castiñeira de God, Maria Granata ve Eduardo Gudiño Kieffer’den oluşan jürinin kararını kabul etmemişti. Bu yeni karar ise ifade özgürlüğü üzerine bir tartışmaya yol açmıştı. Ama yine de zengin iş kadını ödülü olmasa da 15 bin dolarlık nakit ödülü Andahazi’ye istemeye istemeye vermişti.

Bir cevap yazın