Basit ve göze hitap eden bir Ergenekon

Her şey Ümraniye’de bir gecekonduda patlayıcıların bulunmasıyla başladı. Önce Ümraniye davası olarak anılan ama artık bütün Türkiye’nin onunla yatıp kalktığı Ergenekon davası iki yılı arkasında bırakmak üzere. İki iddianame ve bu iddianamelerin ekleri yayınlandı. Birçok isim, birçok bilgi ve sayfalarca döküman. Bütün bunlar birçoklarına inanılmaz karmaşık gelse de Burak Arıkan bütün bu karmaşayı alıp hem bir sanat hem de bir araç haline getirmiş.

Massachusetts Institute of Technology , New York Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve İstanbul Bilgi Üniversitesi gibi birçok üniversitede ders veren, hem araştırmacı hem de bir sanatçı olan Arıkan “Ağlı Bilgi Görselleştirmesi” üzerine çalışıyor. Yani karmaşık verileri ilişkiler kurarak görsel hale getiriyor. Böylece normalde görülemeyen noktaları gösterip tartışılır hale getiriyor. Arıkan, filozof Gilles Deleuze’ün “Her toplumun kendi diyagramları vardır” sözüyle başlayan Ergenekon.tc projesinin www.ergenekon.tc adresindeki internet sitesinde ise yaptığı işi Ergenekon davası ile ilişkilendirmiş.

Arıkan, PDF halinde yayımlanan ve resim dosyası formatında olan ilk iddanameyi OCR teknolojisi ile dijital metne çevirmiş. Daha sonra da üzerinde istatistiksel metin analizi yapmış. Arıkan, metin içinde birbirine yakın isimler arasında bağlantılar kurarak isimlerin ne kadar sıklıkta ve diğerleri ile ne kadar bağlı olduğunu inceleyerek bu diyagramı ortaya çıkarmış. Başa dönecek olursak Ergenekon davasında geçen isimlerin birbirleri ile olan ilişkilerini ve ne kadar öne çıktıklarını görselleştirmiş. Hatta Arıkan bununla ilgili şubat ayında Delüks sanat grubu ile Galatasaray’da kısa süre açık kalan bir de sergi düzenlemiş.

2 bin 455 sayfalık ilk iddianamenin saman kağıtlara çıktısını alan Arıkan ‘İddianame Odası’ adı vediği bir odanın bütün duvarlarına bu sayfaları ve Ergenekon diyagramından oluşan duvar baskılarını asmış. Odaya ayrıca bir de hareketli diyagramların gösterildiği televizyon konmuş. Serginin aynı zamanda interaktif bir yapısı olmuş yani ziyaretçiler istedikleri gibi iddianame sayfalarının üstüne yazıp çizebilmiş. Arıkan sergi sonrası bütün bu sayfaları toplamış ve şimdi ‘annotated (notlu) iddianame’ adlı tek kopya bir kitap projesi tasarlıyor.

Peki Arıkan’ı bu diyagramı yapmaya iten neydi? Arıkan’ın cevabı aslında gayet basit: “Ergenekon davasının karmaşıklığı ve toplumda yarattığı şok beni motive etti. Dökümanın PDF resim olarak yayınlanması, yani devletin dijital okur yazarlığındaki gerilik ve ana akım medyanın Ergenekon diye yaptığı hiyerarşik diyagramlar bu olaya başlamamamı tetikledi.” Arıkan iddianamenin bu halinin sadece halkın değil uzmanların da kullanabileceği bir yapısı olduğunu düşünüyor. Daha önce Türkiye Genel Seçimleri, sosyal ağlar, insan hakları gibi konulardan verilerle de çalışmış olan Arıkan’a göre diyagramlar akademik branşı değişik insanlar tarafından değişik şekillerde okunabilecek yapıya sahip. Arıkan şu anda ekleriyle beraber ikinci iddianame üzerinde çalışıyor. Tarihi belli olmasa da Arıkan, bu çalışmanın sonucunda muhtemelen eylül ayında yeni bir sergi açacak.

Bir Cevap Yazın