Görselliğin baş döndüren gücü

“Görseller için metin yazılırken ufak bir sorun yaşıyoruz; alt satır. O alt satıra ne zaman geçilmesi gerektiği konusunda akıllar biraz karışık.“*

Sivil toplum kuruluşları mesajlarını kitlelere ulaştırırken görselliğin gücünü kullanmak ister, oldukça da haklıdır. Buna bir de son kullanıcı olarak adlandırılan ve o bahsedilen sanki günün sonunda biz değilmiş gibi üzerine konuştuğumuz kitlenin tembelliğini de eklersek, söz konusu mesajın o görselin üzerine yazılması elzem oluyor.

Fakat görseller için metin yazılırken ufak bir sorun yaşıyoruz; alt satır. O alt satıra ne zaman geçilmesi gerektiği konusunda akıllar biraz karışık.

Sivil toplum kuruluşlarının paylaşımlarına bakarak ortak yanlarından -tabii ki metinleri değiştirerek- üç örnek hazırladım. Ama daha birçok örnek mevcut. Bu görsellerde alt satıra geçmek için “Enter” tuşuna neden yanlış zamanda basıldığına bakalım.

Alt satıra ne zaman geçeceğinize dair vereceğiniz karar aslında gündelik hayattaki tonlama ve cümlelerde ne zaman es verdiğiniz ile paralelllik gösteriyor. Mesela “Kedilerle her gün 2 saat geçirmek cilde iyi geliyor” görselini ele alalım (Benim editörlük anlayışıma göre 0-9 arasındaki rakamların hepsi yazı ile yazılmalı bu arada).

“2 saat” ibaresini ele alacak olursak, aslında bu bir öbek, bu iki kelimenin birbirinden ayrılmaması gerek. Gündelik hayatta bir konuşmanın ortasında “Kedilerle her gün 2” deyip aniden durduğunuzu düşünün. Karşınızdaki muhtemelen ne olduğunu, neden durduğunuzu anlamayacaktır. O zaman “2”den sonra “Enter” tuşuna basmamak daha iyi olacaktır.

Ya da bu görselde olduğu gibi, önemli bir gün var: Dünya Su Günü. Buna dair bir görsel hazırlarken okuyucuyu “Bugün Dünya Su” yazan bir satır karşılarsa, bocalamasına sebep olabilir.

Son görseldeki “Çok çalışanlara dair yanlış bilinen 12 doğru” cümleciğine bakarsak, bölmemeniz gereken kısım aslında “yanlış bilinen” kısmıdır.

Bu örneklere baktığınızda muhtelemen “Bunlar çok bariz örnekler” ya da “İyi de tasarımsal olarak oturmuyor” diyeceksiniz. Evet, bunlar bariz örnekler ve hatta kısa cümleler, başlıklar. Fakat kurumunuz sertifika veriyorsa (doğum günü sertifikası, özel gün sertifikası vb.) dönüp onlara da göz atmanızda fayda var. Tasarımsal olarak oturmuyorsa da yangında ilk atılacak şey dil bilginiz değil, tasarımınız olsun derim. Hiç olmazsa yazının boyutunu küçültün.

Bütün bunlar mesajınızı doğru bir şekilde vermenizin önüne geçmemeli.

Bir Cevap Yazın