Hiç tanımadığınız insanlar ve tatlar

on

Buenos Aires’te Casa Felix adlı bir restoran var… Aslında orası Diego Felix ve müstakbel eşi Sanra Ritten’in evi. Casa Felix tanımadığı insanlara yemek pişirmekten büyük keyif alan Diego Felix’in eşsiz bir projesi…

Pazarlama okurken bir anda bunun hayatta kendisine pek bir yarar sağlamayacağına karar verdi ve üniversite eğitiminin sonuna gelmiş olmasına rağmen çantasını toplayarak 23 yaşında Latin Amerika’ya doğru yol aldı. Bu Diego Felix’in hikayesinin sadece başlangıcıydı…

Felix’in ailesi tam bir vejeteryandı. Felix de küçükken her çocuk gibi mutfakta ailesine yardım etmişti fakat o zamanlar bu yardımların gelecekteki mesleğini şekillendireceğinden haberi yoktu. Felix, Latin Amerika’yı ve onun değişik tatlarında uzun bir yolculuk yaptıktan sonra Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te kalmaya karar verdi.

Başkentte vejetaryen mutfak üzerine eğitim alan Felix, hem ailesinden gelen hem de Meksika, Bolivya, Costa Rica gibi ülkelerde edindiği mutfak bilgilerini birleştirerek kendi hayali peşinden gitmişti. Felix, önce Eylül 2003’te Palermo’da ailesinin yardımıyla bir ev kiralamıştı. Böylece küçük bir vejeteryan mutfak işletebilecekti. Hayatının aşkı ile orada tanışacağından da bihaberdi. Felix, öğrenci değişim programı ile Buenos Aires’e gelen, California’da basın fotoğrafçılığı okuyan ve bu aralıkta evleneceği Sanra Ritten ile de bu sırada tanışmıştı.

Şimdi ikili Buenos Aires’te haftanın üç günü değişik vejetaryen lezzetler tatmak isteyenleri evine davet ediyor. Her Perşembe, Cuma ve Cumartesi günü 110 pesoya Casa Felix, beş yemekten oluşan bir menü için rezervasyon yaptıran 12 kişiye kapılarını açıyor.

tatlar

“İkimiz tutkularımızı birleştirdik”
Ntvmsnbc’nin sorularını yanıtlayan Diego Felix, her şeyin nasıl başladığını ise şöyle anlatıyor: “Casa Felix beş yıl önce başlayan bir proje. Değişim programı ile Buenos Aires’e gelen eşim Sanra Ritten’i tanıdığımda evimde küçük bir vejeteryan restoran işletiyordum. O yılın sonunda, Sanra’nın eğitimini bitirmesi için birlikte Amerika’ya gittik. Ben yapmak istediğim aşçılık şekli üzerine eğitim almaya devam ettim. Sanra’nın eğitimi bittiğinde ise Buenos Aires’e dönerek kendi projemizi geliştirmeye karar verdik. İkimiz de tutkularımızı birleştirmek istiyorduk: yemek pişirmek, basın fotoğrafçılığı ve yolculuk. Böylelikle Güney Amerika’ya yaptığımız küçük yolculuklardan neler öğrendiğimizi insanlara göstermek için onlara evimizin kapılarını açmaya karar verdik. Casa Felix şu anda üç yıldır hizmet veriyor.”

Altı yıldır Ritten ile birlikte olan ve bu Aralık ayında onunla evlenecek olan Felix, aslında mutfağına yeni tatlar katmaya da hiçbir zaman ara vermemiş. Mutfak dışında ne iş yaptığını sorduğumuz Felix “Evimizin arka tarafındaki organik bahçeyi düzenli tutmak için çok çalışıyoruz. Bunun dışında bölgedeki gazeteler için haber yapıyoruz ve bir tarif kitabı üzerinde çalışıyoruz. Casa Felix’i en iyi halinde tutmak için ayrıca çok çaba sarfediyoruz” cevabını veriyor.

“Ben keşfetmeyi daha çok seviyorum”
Türkiye’deki “Yemekteyiz” yarışma programından bahsedip, orada böyle bir formatın olup olmadığını sorduğumuzda ise Felix’in cevabı gayet kısa ve net oluyor: “Bizim yaklaşımımız diğer yönden, beni aşçıların çekişmesi ilgilendiriyor. Ben keşfetmeyi daha çok seviyorum.”

Bu kadar insana yemek pişirip bu kadar yeni insanla tanışınca da Casa Felix’ten güzel ve uzun muhabbetler de eksik olmuyor. Ayrıca restoranın bir evde olmasının da etkisiyle daha sıcak bir ortam yakalanabiliyor. Felix o uzun geceleri ise şöyle anlatıyor: “Bazen yemeklerden sonra başka restoranlarda çalışan aşçı arkadaşlarım geliyor ve yeniden donattığımız şarap ve gitar eşliğinde bir masada şafak sökene kadar oturuyoruz. Bazen çıkıp bir bara eğlenmeye gidiyoruz ve bir anda spontane bir şekilde bayram havasına bürünüyoruz.”

Evinin kapılarını hiç tanımadığı insanlara açan Felix, Kuzey Amerika’ya giderek orada da hünerlerini sergilemiş. Felix bu yolculuğun hikayesini ise ntvmsnbc’ye şöyle anlattı: “Bu mutfak turu fikri Buenos Aires’te bir gün yemek yerken aklımıza geldi. Casa Felix’i New York’ta yapmaya davet ettiler. Bu kulağa çok iyi bir fikir gibi geldi. Biz de bunu değerlendirdik. Şimdi de dört aylığına Kanada ve Amerika’ya gidiyoruz, Casa Felix’i yolculuğa çıkarıyoruz. Bunu arkadaşlarımızın evinde ama daha önce tanımadığımız insanlara yapmaya karar verdik, çünkü bizi evimizde hissetirecekler. Bunun dışında birkaç şarap barında da yemek verdik, hatta New York City’de bir yeraltı yeme kulübü ile de ortaklaşa çalışmamız oldu.”

“Nereye davet ederlerse orada yemek yapıyoruz”
Felix şu anda projelerinin çok enteresan bir noktaya geldiğini söylüyor: “Bu tur bize birçok kapı açtı, dünyanın birçok noktasından orada yemek pişirmemiz için teklif alıyoruz. Casa Felix, eşi benzeri olmayan bir proje, yemekleri olduğumuz yerde yapıyoruz. Bizi nereye davet ederlerse orada yemek yapıyoruz, anahtarla kapıdan giriyoruz ve bıçaklarımızla çıkıyoruz. Davet edildiğimiz her yere Güney Amerika’nın tadını götürüyoruz.”

Bir Cevap Yazın