Soğan doğradığın çıplak eller

Soğan doğradığın çıplak eller

Koşar adım gitti, çünkü söylenenin aksine yürüyerek sakin sakin dönmek istiyordu. Eve dönüp yastıkları dişlemek yerine sinirlerine hakim olmak istiyordu. ‘Gerek var mı?’ sorusunun tüm olumsuz cevaplarında özne olarak yer alan tek bir insan vardı hayatında, o da onunla...
Saat dört değil ama yoksun

Saat dört değil ama yoksun

Okurken eşlik etmesi için: Geç kalmıştın, ki bu şaşılası bir şey değildi. Ben de rakıyı sipariş etmiştim ama çay içiyordum. Anlayacağın değişen bir şey yoktu. Birbirimizi en son üç yıl önce Semih’in evinde görmüştük. Çalışma odasındaydık, ben sandalyede oturuyordum,...
Asla masanın ortasına değil…

Asla masanın ortasına değil…

Kadın bazı günler alelade bir insan olmanın hafifliğiyle uyanıyordu, bazı günler ise alelade bir insan olmanın ağırlığıyla. Bir gün bir adamla tanıştı. Aslında hikayeyi şöyle anlatmak daha faydalı; bir gün bir adam ve kadın restorana gider. Adam menüye bakar ve bir...
Geçince değil içince bir şey kalmaz

Geçince değil içince bir şey kalmaz

İşe geç kalmıştı. Ya da en azından meydana inip de vapura daha 10 dakika olduğunu görene kadar öyle sanıyordu. Dün gece “Cila olur ya” deyip geldikleri mekanın önünden koşar adım geçerken karşıdan gelen üç kadının konuşmasına kulak misafiri oldu....
Bahar rakısı

Bahar rakısı

Yorganın içinde büzüldükçe büzüldü. Kıvırcıktan dalgalıya dönen saçları kaldı bir tek dışarıda, bir de alnının bir kısmı. Bu kadar rakıyı ağzıyla içmişti de, yastığa yorgana da mı ağzıyla bulaştırmıştı. Yatak değil anason deniziydi mübarek. Nefes almak için yorganı...
Bu bardak

Bu bardak

Bunu bir diğerinden ayıran neyse, birini diğerinden ayıran da oydu muhtemelen. Karşısında oturan adama baktı. Aslında tam da karşısında sayılmazdı. Karşısında Metin oturuyordu. Mümtaz biraz daha sağına doğruydu Metin’in. Aylardır Metin’i görmüyordu, hoş gelip beş...